❦

Te’vil ile Tefsir Arasındaki Fark

Ebû Mansûr el-Mâtürîdî • 4 Haziran 2026

Te’vil ile tefsir arasındaki fark beyan edilen şu husustan ibarettir: Tefsir ashaba, te’vil ise âlimlere ait bir iştir. Bunun mânası şudur ki sahâbe-i kirâm çeşitli meclislerde bulunmuş, birçok hadiseye şahit olmuş ve Kur’ân’ın hangi olay veya mevzu hakkında nâzil olduğunu bilmişlerdir. Binaenaleyh onların âyeti tefsir edişleri büyük önem arz etmektedir, çünkü onlar olup biteni görmüş ve olaylarda hazır bulunmuşlardır. Zaten âyetten kastedilen de budur. Burada ilâhi beyanın neyi amaçladığını bilmek bir şeyi görmeye benzer ki bu husus işin iç yüzünü bilenden başkası için mümkün değildir. Nitekim bu mânaya bağlı olarak şöyle buyurulmuştur: “Kur’ân’ı şahsi görüşüyle tefsir etmeye kalkışan kimse (cehennemdeki yerine şimdiden) hazırlansın” (Tirmizi, “Tefsir” 1.). Çünkü öylesi yaptığı tefsir konumundaki açıklamasına Allah’ı şahit tutmaktadır.

Te’vile gelince, bu kelimenin mânası bir hususun varacağı nihai noktayı açıklamaktan ibarettir. Te’vil “âle-yeülu” kökünden alınmıştır, “rücû eder, şu sonuca varır” anlamında. Ebü Zeyd’in ifadesiyle te’vilin mânası şudur: Eğer bu, Allah’tan başkasına ait bir söz olsaydı şu şu anlamlara gelirdi. Burada sözü muhtemel mânalara yönlendirmek bahis konusudur. Sözü edilen bu te’vil yönteminde tefsirde olduğu kadar şiddetli bir sakındırma gündeme gelmez, çünkü bunda Allah adına açıklama yapmak gibi bir durum yoktur, zira kişi murâd-ı ilâhiden haber vermemekte ve “Allah bu beyanı ile şunu murad etti”, yahut da “şunu kastetti” dememekte, sadece şöyle bir ifade kullanmaktadır: Bu ilâhi beyan şu ve şu mânalara yönelik ihtimaller taşımaktadır, benim bu söylediklerim insanoğlunun dile getirebileceği hususlardandır, Kur’âni beyanın içerdiği hikmeti bilen sadece Allah’tır.

Burada anlatmaya çalıştığımız hususun bir örneği şudur: Müfessirler Cenâb-ı Hakk’ın “elhamdülillah” kelâmı hakkında farklı görüşler ileri sürmüştür. Bir kısmı, “Allah kendini övmüştür” demiş, bir kısmı da, “Övülmesini emretmiştir” şeklinde görüş beyan etmiştir. Burada, “Allah şu mânayı değil, bu mânayı kastetmiştir” diyen kimse sözü edilen cümleyi tefsir etmektedir. Te’vil ise kişinin şöyle demesiyle oluşur: “Buradaki hamd Allah’a sena ve övgü mânasına ihtimal taşıdığı gibi O’na şükretmeye yönelik bir emir konumunda da olabilir; Allah neyi murad ettiğini ancak kendisi bilir.” Sonuç olarak tefsir tek yönlüdür, te’vil ise birden fazla mânalara ihtimal taşımaktadır.

❦

Tefsir Merkezi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin